24 Ocak 2011

DERVİŞ CANALTAY



Mağusa Türk Gücü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Gazimağusa kentinde bulunan bir spor kulübü. 1945’te kurulmuş. Sarı-yeşil renklerini kullanan kulüp kuruluşundan bu yana, 7 lig şampiyonluğu, 5 Federasyon Kupası, 2 de Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanmış.

Kulübün, Ultra Crows adıyla bir de taraftar grubu bulunuyor.

1947-48 sezonunda Kıbrıs Futbol Federasyonu’ndan ayrılan 3 Rum kulübüne, 3 Türk kulübünün (Çetinkaya, Larnaka Türk Spor Kulübü ve Mağusa Türk Gücü) de katılarak kurdukları BAOK’un (Türkçe ismi: Kıbrıs Futbol ve Spor Federasyonu) düzenlediği futbol maçları oynanmış. 2. Küme’de mücadele eden 4 Türk takımının (Demirspor, Mağusa Türk Gücü, Doğan Türk Birliği ve Gençlik Gücü) katılımıyla 1953-1954 sezonunda kupa maçlarında 5 Türk takımı yer almış.

Bu arada oluşturulan karmalarda Türk, Rum ve Ermeni futbolcular bir arada yer almış. 1950 yılında Lübnan ve 1954 yılında İsrail’de yapılan maçlarda Türk futbolcular da oynamış.

Ayrıca, Rum futbol takımlarında yer alan bazı Türk futbolcular, formalarını giydikleri takımların (Anorthosis, Epa, Ael gibi) başarılarında pay sahibi olmuş.

Futbolda iki toplum arasında federasyon bünyesinde beraberlik sürerken 1 Nisan 1955 tarihinde Rum Eoka örgütünün faaliyete geçmesi ve Türkleri de hedef alması üzerine, futboldaki Türk-Rum birlikteliğinin sonuna gelinmiş.

Türk kulüplerinin, Rum statlarından dışlanması ve Rumların egemenliğindeki Kıbrıs Futbol Federasyonu’ndan ihraçlarıyla ayrılık kesinleşmiş.

Oluşturulan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu, ilk genel kurulunu Kıbrıs Türk Spor Teşkilatı adıyla 30 Ekim 1955 tarihinde yaparak 1955-56 sezonundan itibaren Türk futbol takımları arasında maçlar düzenlemeye başlamış.

2010-2011 futbol sezonu öncesinde Antalya’da kampa giren beş şanslı takımdan biri olan Mağusa Türk Gücü Belek’te hazırlık çalışmalarına devam ediyor. Kulüp yöneticilerinin bir kısmı ve futbolculardan oluşan 30 kişilik kafile hazırlık maçlarını da Antalya’daki diğer takımlarla yapıyor.

Mağusa Türk Gücü futbol takımının yönetimine bu yıl giren Kıbrıs Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’nun torunu Derviş Canaltay’da babası ve dedesinden sonra kulüp yönetiminde bayrağı devralan üçüncü kuşak…

Genç, enerjik, eğitimli, yakışıklı ve tam bir futbol aşığı olan Derviş Canaltay’la Mağusa Türk Gücü takımının çalışmalarını ve önümüzdeki sezon ligden beklentilerini konuştuk. Samimi açıklamaları ve güler yüzüyle KKTC insanının sıcaklığını Antalya’ya taşıyan genç yönetici geleceğin önemli işadamları arasına adını yazdırmaya hazırlanıyor.

İngiltere’deki üniversite eğitiminin ardından kulüp yönetiminde göreve başlayan Derviş Canaltay’ın bu sezon takımına güveni tam. KKTC futbolu ve futbolcular üzerine yaptığımız keyifli söyleşimizde bizler de çok iyi vakit geçirdik, bilmediğimiz çok şeyi öğrendik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bizlere misafir olan Mağusa Türk Gücü takımına ligde başarılar diliyoruz.

- Kulüp yönetiminde ne zaman görev aldınız?

Dedem Dr. Derviş Eroğlu 16 yıl Mağusa Türk Gücü’ne başkanlık yapmış. Ardından bu görevi babam devralmış. Bu yıl da ben yönetimde görev alarak ailemizden gelen bu geleneği ve futbol sevdamızı Mağusa Türk Gücü takımımızda devam ettireceğim.

- KKTC liginde takımınızın yeri nedir?

Mağusa’nın en güçlü takımı biziz. Kuruluşumuz 1945 yılına dayanıyor. Ligi geçen yıl dördüncü olarak bitirdik ama bu yıl hedefimiz şampiyonluk. KKTC’de profesyonel ligimiz yok ama bizler yarı profesyonel bakış açısıyla çalışıyoruz takımlarımız da bu hisle sahaya çıkıyor.

- Kamptaki çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Bu kamp çalışmamız KKTC takımları arasında çok önemli. 14 takımın bulunduğu amatör ligde ancak beş takım Antalya’ya kampa gelebiliyor. Bu da hem futbolcularımıza moral oluyor hem de lig öncesi çalışmalarımızı tamamlıyoruz. Günde 3 antrenman yapıyoruz. Buradaki takımlarla da hazırlık maçlarımız oluyor. Bu başkanımız Halil Faydalı’nın bizim için en büyük hediyesi diyebilirim. Çok büyük özverilerle bu kampı organize etti.

- KKTC liginde taraftarın ilgisi nasıl, kalabalık oluyor mu maçlar?

Taraftar sayısı bizim en büyük sıkıntımız. Mağusa Türk Gücü’nün Ultra Crows taraftar topluluğu var ama maçlara ilgi yine de istenen oranda değil… Kıbrıs’ta da Türkiye’deki üç büyüklerin taraftarları var. Amatör lig ikinci takım gibi oluyor. Halbuki insan önce yaşadığı yerin takımını desteklemeli, ona sahip çıkmalı… Mağusa Türk Gücü’nün taraftar grubu en büyük taraftar gruplarından biri, inşallah bu yıl daha başarılı olacağız ve taraftar sayımızda daha da artacak.

- Sizde de yabancı futbolcu transferleri oluyor mu?

Bu sene Mağusa Türk Gücü’nün her şeyiyle hazır olduğunu ve şampiyonluğu göğüsleyeceğini hissediyorum. Bu yıl iki tane de yabancı futbolcu transferimiz oldu. Senegalli ve Kamerunlu iki yabancı futbolcumuzla ve hocamızla bu yılki hedefimizde şampiyon olmamak için nedenimiz yok. Futbol şansımız da olduğu sürece bu yıl çok güzel geçer.

- Lige başlandığında alınan yenilgiler takımın yıllık performansını etkiliyor mu?

Geçen yıl ilk 6 maçımızı nerelerle oynayacağımızı biliyorduk. Lig başladığında az çok yılın tamamının nasıl olacağını kestirebiliyoruz. Bu yıl çok güzel bir fikstür çektik. İnşallah şampiyon Mağusa Türk Gücü… Mağusa halkının desteğini bekliyoruz.

- KKTC takımları nasıl futbol oynar? Rekabetçi midir, agresif midir?

Biz amatör takımlar olduğumuz için futbolcularımız aslında başka işlerde çalışıyor. Öğretmen var, polis var, öğrenci var, inşaat işçisi futbolcumuz var. Gündüz okulda, inşaatta, karakolda çalışırlar akşam antrenmana gelirler. Şimdi de herkes izin aldı. Kimi bir haftalık yövmiyesini bıraktı, kimi okulunu… Çok özveriyle yürüyen ve büyük fedakarlıkların yapıldığı amatör görünümlü ama ruhunun profesyonel olduğu bir takımız… Futbolla geçinilemeyeceği için de herkesin bir işi mutlaka var. Sahada da dikkatli ve ılımlı maçlar oynanıyor. Yaş ortalamamız 25 civarında, iki tane de 31 yaşında takıma ağabeylik yapan oyuncumuz var.

- Kulüplerin bütçeleri nasıl karşılanıyor?

Sponsorluk yasası bizim için çok önemli olur. Eğer bu yasa bizim içinde kullanılır olsa, biz de diğer takımlarla rekabet edebiliriz. Herkes kendi bütçesini döndürebilecek, hiç sıkıntı kalmayacak. Çok büyük zenginler var. Futbolda ayakta kalabilmek için maddiyat birinci planda… Gerekli imkanlar sağlansa, Antalyaspor’la bile yarışabiliriz. Şu anda balolar, çekilişler düzenleyerek kulüplere gelir elde ediliyor.

- Mağusa Türk Gücü ne zaman kurulmuş?

Mağusa Türk Gücü, adada İngiliz sömürgesi olmasına rağmen, Kaleiçi’nde küçücük bir odada kuruluyor. Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde çok önemli rolü olan takımımız Mağusa bölgesindeki en büyük birliktelikti. Kuruluşu aşamasında bulunan ve sonra 1974 Barış Harekatında şehit düşen Hüseyin Akil Hoca aynı zamanda dönemin müezziniydi. Takımın kurulmasında çok emekleri geçmiştir. Dedem Dr. Derviş Eroğlu’da o dönemin tek doktoruymuş. Takımın kurulmasından sonra bir çok önemli isim görev almış, bir çok önemli ismi çıkarmıştır. Mağusa Türk Gücü, Kıbrıs’taki Türk halkının öz benliğinden doğmuş bir takımdır.

- Peki sizin gönlünüzdeki ikinci takım hangisi?

Dedem Dr. Derviş Eroğlu koyu Galatasaraylıdır. Beni Galatasaraylı yapmak için çok uğraştı. Ama babam da Fenerbahçeliydi. Babamla daha çok birlikte olduğumuz için ben de Fenerbahçeli oldum. Dedem o kadar koyu Galatasaraylıdır ki hala, “Bir tek bu torunu Galatasaraylı” yapamadım diye söyler. Fenerbahçe- Galatasaray maçlarında bizlerde de tatlı bir rekabet yaşanır.

Derviş Canaltay kimdir?

1989 yılında Gazimağusa doğumlu olan Canaltay, orta öğrenimini Doğu Akdeniz Koleji’nde tamamladı. İngiltere’de South Hampton Üniversitesi Muhasebe ve Finans bölümünü bitirdi. Mağusa Türk Gücü takımının yöneticisi ve basın sözcüsü olarak görev yapıyor.

SABAH AKDENİZ’DEN ALINMIŞTIR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder